Açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla 20 Nisan 2019’da Kızıltepe’de yapılacak açıklama esnasında yerde sürüklenerek gözaltına alınan Barış Annesi Xewlet Öncü hakkında 5 yıldan 10 yıla kadar hapis istemiyle açılan davanın ikinci duruşması yarın görülecek. Duruşma öncesi konuşan Xewlet, “Barış isteyen ölüm istemeyen bir insana neden dava açılır?”  diye sorarak yaşananlara tepki gösterdi.

Açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla 20 Nisan 2019’da Kızıltepe’de yapılacak açıklama esnasında yerde sürüklenerek gözaltına alınan Barış Annesi Xewlet Öncü hakkında 5 yıldan 10 yıla kadar hapis istemiyle açılan davanın ikinci duruşması yarın görülecek. Duruşma öncesi konuşan Xewlet, “Barış isteyen ölüm istemeyen bir insana neden dava açılır?” diye sorarak yaşananlara tepki gösterdi.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın üzerindeki tecride karşı cezaevlerinde başlatılan açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla 20 Nisan 2019’da Mardin Kızıltepe’de gerçekleştirilen eyleme dönük saldırıda polisin yerlerde sürükleyerek gözaltına aldığı Barış Annesi Xewlet Öncü hakkında 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın ikinci duruşması yarın (23 Ocak) görülecek. Duruşma öncesi konuşan Xewlet, o gün gördüğü işkence nedeniyle 6 ay tedavi gördüğünü mağdur olmasına rağmen kendisine dava açılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.

‘Kimse ölmesin’ sözü suç unsuru oldu!

Mardin Cumhuriyet Savcılığı tarafından hakkında “2911 Sayılı Kanuna muhalefet delaletiyle örgüt adına suç işlemek” iddiasıyla hazırlanan iddianame ile Barış Annesi Xewlet’in 5 yıldan 10 yıla kadar hapsi istendi. İddianamede Xewlet’in , “Tecrit kalksın. Yeter çocuklarımız ölmesin. Hepsi aç yeter kimse ölmesin. Leyla Güven 170 gündür aç yeter. Biz iyilik istiyoruz. Biz ölüm istemiyoruz. Birbiriyle konuşsunlar, devletle konuşun, yabancı devletlerle konuşun, yeter artık barış olsun. Yeter tutuklular açlıkla ölürlerse, biri açlıktan ölürse ben durmam. Kimse durmaz. Her yeri ateş sarar” sözleri suçlama konusu yapılmıştı.

‘Yaşadıklarım nedeniyle 6 ay tedavi gördüm’

Mardin 4’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılamanın ilk duruşması Ekim 2019’da görüldü. 23 Ocak tarihinde görülecek ikinci duruşma öncesi konuşan Xewlet, barış istediği için insanların yargılandığı başka bir ülke olmadığını söyledi. O gün yaşadıkları nedeniyle vücudunda kireçlenme olduğunu ve 6 ay boyunca tedavi gördüğünü dile getiren Xewlet, “İnsanlar açlık grevindeydi. Biz de oturma eylemi yapacağız dedik. O gün Özgürlük Meydanı’na gidecektik. Barış olsun ölümler olmasın ve cezaevlerindeki grevler sona ersin diye o gün alana çıktık. Biz kimsenin ölmesini istemiyoruz. O gün daha parti binasından aşağı inmeden bize müdahale etmeye başladılar. Onlar müdahale etmeye başlayınca ben de kendimi tutamadım. Tecrit kalksın barış olsun insanlar ölmesin dedim. O anda bize TOMA’dan su sıktılar. O suyun şiddetiyle de ben yere düştüm. Suyun şiddetiyle belimi ve ayaklarımı hissedemiyordum. Sonra beni yerde sürüklemeye başladılar. Ayaklarım birbirine dolandı. Zar zor ayağa kalktım daha sonra da gözaltına alındım. Gözaltında 6 saat bekledikten sonra gelip ifademizi aldılar. Eve gittikten sonra hastalandım ve TOMA’nın sıktığı su nedeniyle vücudumun çoğu yerinde kireçlenme meydana geldi” dedi.

‘Barış istemek dışında bir şey yapmadım’

Maruz kaldığı şiddete rağmen hakkında haksız bir şekilde dava açıldığını söyleyen Xewlet, “Bütün bunlar yaşandı ben dava açmadım, bir şey yapmadım. Onlar üstüne bana 5-10 yıl arası ceza istenilen bir dava açtılar. Onların bunu yapmaya hakkı yok. Ben barış istedim. Böyle şeyler dünyanın hiç bir yerinde olmaz. Barış isteyen ölüm istemeyen bir insana neden bu kadar haksızlık yapılır? Bize haksızlık yapılıyor. Benim bir suçum yok. Ben bu haksızlığı kabul etmiyorum” diye konuştu.