Birileri çıkıp yakıyorlar diye haykırıyorlar herkesin bildiği Anadolu organize sanayi merkezleri nasıl cephane üretim merkezlerine dönüştürüldü. Akp ve yandaşlarının tüccar sıfatıyla milyarlarca para kazandığı bu sanayi merkezleri Erdoğan tüccarlığında insanları öldürme merkezlerine nasıl dönüştürüldü. İnşaat yapan şirketler gibi gözüken bu yerler aslında cephane üretim merkezleridir.

Birileri Yakmaktan mı bahsediyor işte gerçekler

İşgalci Türk devleti silah sanayisindeki son dönemde yaşanan gelişmelerin perde arkasında faaliyet gösteren şirket sayısı son 10 yılda neredeyse 10 kata yakın arttı. Bugün 200’den biraz fazla ana firmaya bağlı bin 500’e yakın şirket, silah ve savunma ekipmanı için faaliyet gösteriyor.

Bugün Türkiye’de devlet kuruluşları dışında en büyük savunma sanayi üreticisi haline gelen BMC, FNSS ve Kale gibi markalar  köken itibarıyla inşaatçı ya da son 20 yılda inşaat işlerinden kolay ve büyük para kazanan gruplardan geliyor.

Görünürde inşaat ve silah birbirine benzerlik taşıyan sektörler olmayabilir. Ancak bugün Türkiye’de birbiri ardına kurulan yüzlerce savunma sanayi şirketinin ortak noktasını sermayedarlarının neredeyse tamamına yakınının AKP döneminde inşaat ve bağlı sektörlerde kamu desteğiyle önemli mesafeler alıp sermaye birikimi elde eden bağımlı burjuva kesiminden geldiği görülüyor.

Diğer yandan bazıları dünya silah üreticileri arasında ilk 100’e giren bu şirketlerin Türk savunma sanayiinin bütününü yansıttığını söylemek doğru değil. Erdoğan yönetimindeki ülkenin neredeyse tüm bilimsel altyapısı bu alanda yatırım yapıyor.

Bugün Türkiye’de sayıları 200’ü bulan üniversiteler, TÜBİTAK gibi bilim kuruluşları, devlet desteğiyle kurulan teknopark bölgeleri ana faaliyet olarak savunma sanayine kar amacı gütmeden fikri ve mühendislik desteği sağlıyor. Bilim kuruluşlarından ortaya çıkan projelerin nihai aşamada silah sanayindeki AKP’ye yakın şirketlere gittiği ve bunların sermayedar kesiminin cebine kar olarak aktarıldığını da hatırlatmak gerekli. Üstelik bu şirketler sektöre verilen süper teşvikler sayesinde devlete hiç vergi ödemiyor. Hatta personel maaşları konusunda bile devletten destek alıyor.

Geçen yıl iktidar yanlısı medyanın neredeyse tamamında yer aldı ŞAHİ 209 haberi. Ankara’da OSTİM’de kurulu Yeteknoloji A.Ş. tarafından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bağlı, Savunma Sanayi Başkanlığı’nın (SSB) isteği ile geliştirilmiş.

Sadece internetten basit bir tarama yaptığınızda, böyle onlarca olağanüstü milli silaha rastlarsınız: Görünmez kamuflajlar, ses hızını tarihin çöplüğüne atan mermiler, lazer ışığı saçan namlular… Üstelik öyle uzay üssü misali fabrikalarda değil, Anadolu’daki organize sanayi bölgelerinde üretiliyorlar…

Tepede ihalelerin dörtte birini alan büyük inşaatçılardan başlayarak, aşağıdaki yüzlerce şirkete uzanan bir kaynak dağıtım ağı kuruldu. Tıpkı vücuttaki kan dolaşım sistemi gibi, milyarlarca liralık bütçeler de rant evrenine yayılıyor. Çapına ve Saray’a mesafesine göre herkes payını alıyor.

Türkiye 19 milyar dolarlık silah alımı ile dünyada 15’inci sırada. 2019’da yüzde 24’le ilk 15 içinde harcamasını en fazla artıran ülke oldu. Sektördeki firmaların cirosu ise 8 yılda 4 milyar dolar civarından, 8 milyar doların üzerine çıktı. Kamuya açık verilere bakıldığında, pasta hızlı büyüyor. Elbette bütçe dışı fonlar vb. üzerinden yapılan harcamaları bilemiyoruz.

Dünyada savunma sanayii şirketleri sıralamasında 52’inciliğe yükselen ASELSAN, son yıllarda ülke içinde ve dışında yeni şirketler kuruyor, özel şirketlere ortak oluyor. Bunlardan birisi, ASELSAN Konya Silah Sistemleri A.Ş. 22 Kasım 2018 günü tescil edildi. Yüzde 51 hissesi kamunun, kalanı Konya Savunma Sanayi AŞ. adıyla 19 Temmuz 2018’de kurulan şirkete ait. Konya organize sanayide, 300 bin metrekare alanda fabrika inşa ediliyor.

Konya Savunma Sanayi A.Ş., 24 farklı şirketin birleşmesinden oluştu. En büyük ortak, Koyuncu Nakliye Pazarlama. 5 akaryakıt istasyonu var. Fiat’ın Konya bayiliğinin yanında, ikinci el otomobil de satıyor. AKP döneminde yeni iş alanlarına uzandı. 21 ilde TÜVTÜRK adına araç muayene istasyonu işletiyor. Konya ve Nevşehir’de küçük çaplı 18 güneş enerjisi santralinin sahibi. En büyük işi ise Tuz Gölü’nde kurduğu tesis. Göl tekelinde ve tuz ihracatının yarısını karşılıyor. ASELSAN; bu tuzcu, akaryakıtçı, oto bayisini askeri alana açıyor şimdi.

Payları farklı düzeyde olan diğer ortakların durumu da benzer. İçlerinden silahla ilgili firma sayısı üç KOBİ. Onlar da av tüfeği ve tabanca imal ediyorlar. 4-5 tane makine üreticisi ve satıcısı yer alıyor. Kalan bazılarını da sıralayalım: Safa Tarım; Ayakkabı Dünyası, Damat Tween gibi hazır giyim markalarının Konya işletmeciliğini yapan ABC Kavafiye Konfeksiyon; Mges Enerji ve İnşaat; Beşel Endüstriyel Gıda; Ömer Atiker Yakıt Sistemleri İthalat; Enka Süt ve Gıda; Filkar Otomotiv; Konya Saraylı Madeni Eşya İmalat…

Tüm bunlar Türk silah şirketlerinin son 10 yılda cirolarını 3 milyar dolardan 8 milyar dolara çıkarması, ihracatlarını 832 milyon dolardan 2.6 milyar dolara yükseltmesi, imzalanmış proje bedellerinin 19’dan, 60 milyar dolara, proje sayısını 241’den 700’e ulaştırmasını önemli ölçüde açıklıyor. Ve tabii ülkenin otokrat lideri Erdoğan’ın da neredeyse hemen her halka seslenişinde savunma sanayindeki gelişmeleri uzun uzun anlatmasını da…

İşin diğer vurucu tarafı da inşaat sektörü gibi büyük karlar ve kolay para kazanma kapısı olan silah sektörünün mevcut yapılanmasına gelecek en küçük eleştirinin bile milli çıkarlar bahane edilerek ‘Halk düşmanlığı’yla eşit hale getirilmesi.

Kısaca askeri sanayi, tepede kamuoyunun yakından tanıdığı büyük şirketlerden başlayarak, aşağıya yayılan kârlı bir alan olarak genişliyor.

Suriye’ye, Libya’ya cihat çağrıları eşliğinde, Osmanlı kıyafetleriyle sergilenen kostümlü dramanın perde arkasında, iktidarın yörüngesinde dönenler, satış garantili yeni bir evrene ışınlanıyor artık. Profillerindeki enerji ve inşaat etiketinin yanına, silahı da ekliyorlar…

Birileri neden yakıyorsunuz diyor kendilerine İntikam birimi adını veren gençlere, neden mi biraz da siz düşünün..

Fırat DOST